Yedi aydır gittiğim bahçe bakımı eğitimi tamamlandı. Eğitim sonunda aldığım belgeye göre artık özgeçmişime “Bahçıvan” mesleği de eklendi 🙂 Pratikte böyle olsa da yeşilin teorik dünyasına girdiğimden beri bir derya içinde yüzdüğümü farkındayım, bu nedenle doğada “oldum” demek çok iddialı… Ve ben de “oldum” demeyenlerdenim. Teorik, pratik dersler derken bu yıl önemli bir zamanımı bitkilerin dünyasına ayırdım, ayırıyorum da… Büyükada’ya taşınmamızla birlikte artık bir bahçemiz de var. Böylece deneysel çalışmalar için ufak da olsa bir toprağım bile oldu geçen bu kısa zaman içinde 🙂 Detayları sonra yine anlatırım, çünkü bu konuda çenem kapanır gibi değil… Meraklı olanlar bilirler, solucan gübresi, kompost yapımı, bonsai, gübre çeşitleri, evde en uygun bitkiler, farklı farklı birçok bitkinin dünyası hakkında bilgi sahibiyim artık… Bugün de öğrendiklerimden yola çıkarak biraz sukkulent bakımı anlatacağım. Merak ettikleriniz varsa yorumlara yazarsanız ona öncelik verip bilgimi zevkle paylaşırım sizlerle de…
Bugünün konusuysa sukkulent bakımı ve kendi yaptığım sukkulent aranjmanları… Derslerimizin bir bölümünü de bu minik dünyaya adadık… Bir hafta öncesinde hocamız bizi Beykoz’da sukkulent üretimi yapan bir peyzaj mimarının atölyesine götürdü. Bu sayede iyi kalitede birçok sukkulenti yerinden temin etme şansı yakaladım. Gitmek isterseniz diye adresini yazdım aşağıya… Sonrasında Paşabahçe’nin fabrika satış mağazasına uğrayıp, güzel ve uygun fiyatlı saksılarımızı da alınca tadından yenmez oldu 🙂
Sukkulent Bakımı: Saksı ve Toprak Seçimi
Şimdi efendim öncelikle yapmak istediğiniz aranjmanı kafanızda şekillendirerek işe başlıyorsunuz. Sukkulentlerin bildiğiniz gibi onlarca türü var. Bunlardan hepsi aynı yapıda değiller tabii… İşte bunlardan benzer formlardakileri aynı saksıya ekebilirsiniz. Farklı yapıdakilerin su, ışık gibi ihtiyaçları farklılık gösterebiliyor çünkü…
Saksı seçimi tamamen sizin hayal gücünüze kalmış… Bakır bir tas, porselen çukur bir kase, cam kaplar… canınız hangisini isterse… Püf noktası, odun gibi su çekenleri tercih etmeyin… sukkulent çok suyu sevmediğinden… Tahta suyu emiyor, hem nemli ortam bitkinin keyfini kaçırıyor.
Sukkulentlerde en önemli konulardan biri drenaj… Saksının altında suyun çıkabileceği bir delik olması ve toprağın suyu tutmayan, iyi drene olan bir yapıda olması önemli. Hazır kaktüs-sukkulent toprağı kullanılabilir; toprağın drenajını artırmak için perlit gibi malzemeler de eklenebilir. Çünkü köklerin uzun süre ıslak kalması çürümeye neden olabiliyor. Sonrasında bitki ekiminizi gerçekleştiriyorsunuz istediğiniz planlamaya göre…
Sukkulent Aranjmanı Nasıl Yapılır?
Sukkulentlerinizi yerleştirirken en önemli nokta, elinizdeki en beğendiğiniz çiçeğiniz hangisi ise onu ön plana çıkarmak için onun altındaki toprağı yükseltmeniz… İlla bu bitkinin ortada olması da gerekmiyor. Saksının her neresine ekecekseniz, oradaki toprağı biraz havada tutun ki belirginleşsin… Eğer geniş bir kapta çalışıyorsanız, form olarak aynı bitkileri simetrik yerleştirin… Örneğin orta boylunun karşısına orta boylu gibi… Ayrıca yerleştirme yerinize göre en uzak noktaya uzun olanları koyup, gittikçe uzundan kısa boylulara doğru doğru yaymak doğru bir planlama olacak… He bir de unutmadan… saksındaki sukkulentleriniz sayılabilir kadarsa bitki sayısı tek olmalıdır. 1 tane, 3 tane, 7 tane gibi…
Son aşamada da istediğiniz renkte taşları toprağın üzerine eklemeniz yeterli… Can suyunu bekliyor elbette çiçekleriniz…. Sulama zamanı geldiğinde toprağı güzelce sulayıp fazla suyun saksının altından akmasına izin vermek gerekiyor. Yeniden sulamadan önce de toprağın kuruluğunu kontrol etmek en doğrusu. Tüm vucudunda su depolama özelliği olduğundan toprak kurumadan sulama yapmanız önerilmiyor. Eliniz hep toprakta olsun… Onun isteklerini dinleyin… Bol sulayıp çürütmeyin, az sulayıp kurutmayın 🙂
Sukkulent Nasıl Çoğaltılır?
Azıcık da nasıl üretebilirsiniz onu anlatayım… Yuvarlak olanlar tepeden yavrular. O yavrular ayrılıp, çoğaltılır. Echeveria ve Crassula gibi bazı sukkulentler tek yapraktan çoğaltılabiliyor. Sağlıklı yaprak ayrıldıktan sonra kesik yüzeyinin bir-iki gün kuruyup kallus oluşturması beklenebiliyor; ardından uygun toprağa alınabiliyor. Taşın üzerine ya da toprağın üzerine konularak üretilebilir. Yaprakların ucunu toprağa gömmek gerekmiyor ama böyle yapanları da gördüm, biraz deneme yanılma… Dikenli uzun türler ise, direkt toprağa ekilerek çoğaltılabilir.
Bir de “Kim milyoner olmak ister?” bilgisi 🙂 Cam bir kap içinde oluşturulan minik bitki dünyalarına terraryum deniyor. Kapalı terraryumlar nem seven bitkilere daha uygunken, sukkulentler için nemin içeride birikmediği üstü açık terraryumlar daha uygun.
Fotoğraftakiler de benim sukkulentlerim, nasıl olmuşlar? 🙂
2026 Notu: Bu yazıyı hazırladığım dönemde sukkulentleri İda Peyzaj Mimarlığı’ndan, Seçkin Bilici’den temin etmiştim. İşletmenin güncel satış durumunu doğrulayamadığım için gitmeden önce kontrol etmenizi öneririm.

